

Değerli Kur'an Dostları,
Kur'an'ın Anlamıyla Buluşmak Platformu'muzun yeni hizmetlerinden birisi de, yenilenen sitesi ile birlikte ONLINE SEMINERLER verme imkanına kavuşmamızdır.
Bu kurs, seminer ve diğer e-Eğitim çalışmalarımızı bu bölüm, yani Kur'an Akademisi bölümü altında yapacağız.
Read the rest of this topic(276 words)...Kur’an Akademisi
Bismillah.
Kur'ân-ı Kerîm'in önemi ve değeri tarif edilemeyecek kadar büyüktür. Bu hususta geçmişte yaşamış büyük alimlerimiz tarafından pek çok eser meydana getirilmiş, Kur'ân-ı Kerîm'in faziletini anlatan ciltlerce kitap yazılmıştır.
Biz de, çağın imkanlarından da yararlanarak Kur’an Akademisi bölümümüzle, Kur’an’ın anlaşılması noktasında geçmişten günümüze uygulanan metotları göz önünde bulundurarak, Kur’an ile olan bağımızı Kur’anHerZaman sloganımızda da vurguladığımız gibi hayatımızın her alanına taşımak istiyoruz.
“Rabbimin sözleri(ni/ilmini yazmak) için deniz(ler) mürekkep olsa, yardım olarak bir o kadarını daha getirsek, Rabbimin sözleri tükenmeden önce o deniz(ler) tükenirdi.”18/109 ayeti ve “Eğer yerdeki ağaçlar (birer) kalem olsa, deniz de (mürekkep olsa), ardından yedi deniz ona (katılıp) yardım etse yine (bunlar tükenir de) Allah’ın kelimeleri tükenmez.”31/27 ayeti kerimesince, Kur’an için ne yapılırsa yapılsın O’nun bütün manalarını kavramamız mümkün değildir.
“Biz o (Kur’an)’ı senin kalbine iyice yerleştirelim diye böyle (peyderpey) indirdik. Hem de onu tertîl üzere (tefekkür için bir okuyuşla( okuduk.”25/32 ve “Yine biz, Kur’an olarak onu, insanlara sindire sindire (ve ağır ağır) okuman için (âyet âyet, sûre sûre) ayırıp (gerektikçe) peyderpey indirdik.”17/106 ayetlerindeki hikmete de işaretle, Kur’an’la çocuklukta veya ergenlikte, bir süreliğine, kısa bir zaman diliminde onu şöyle okuyabilecek, yahut az biraz malumat elde ettikten sonra ondan istifadeden kendimizi ne kadar müstağni sayabiliriz? Allah (cc.)’ın, Resûlüne: “Sen de Kur’an’ı, (inci dizer gibi) tane tane (üzerinde düşünüp anlayarak) oku!”buyurmasından biz ne kadar nasipleniyoruz?
Tertil, dizmek, sıralamak; bilhassa inciyi, estetik bir görünüm ile ipliğe dizmek; sözü en güzel bir üslup ile “doğru ve kolay bir biçimde söylemektir.” (Râgıb, Müfredât, ‘RTL’ mad.)
“Kur’an’ı tertil üzere okumak” demek, indirilen her pasajı, kıraatten ziyade anlamak amacıyla ve acele etmeden, harf, kelime, terkip ve cümleleri teker teker tanıyarak, manalarını düşünerek; her ayetin, siyak ve sibakı (öncesi ve sonrası) içerisindeki lafzî manasını anlayıp pasajdaki maksad-ı ilahî’yi kavrayarak tilavet, okumak demektir.
Kur’an’ı tertil ile okumak, harflerin hakkını ve müstahakkını vererek, lahn (celî-hafî), tegannî ve sanat gösterisinden uzak olarak (ağır ağır, düzgün) okumaktır. Bunlar bilinip gözetilmeden okumak, keyfine göre okumak olup haramla neticelenebilir.
Ayetin “O (Kur’an)’ı senin kalbine iyice yerleştirelim diye böyle (peyderpey) indirdik.” kısmı, Kur’an’ı anlamak, ezberlemek, uygulamak ve yaşamak için acele etmemek gerektiğini de bize söylemiş olmuyor mu? Kur’an ehli olmak istiyorsak bu ömür boyu sürecek bir uğraşı gerektiriyor. Dolayısıyla Kur’an Akademisi, Kur’an’a adeta bir çocuk safiyetiyle yaklaşmanın, onu bir yetişkin ciddiyetiyle ele almanın, bir Kur’an hizmetkarı olarak onunla yaşamanın okulu, ekolüdür, sanal ortamdaki adresidir.
Bunun için de Kur’an Akademisi, işin ehli ve erbabı tarafından desteklenen, kontrol edilen, takviye edilen, yönlendirilen bir ortam olarak, öğrencilerine kendi seviyelerine ve ihtiyaçlarına uygun hem Temel İslam Bilimleri içindeki yeri bakımından Kur’an İlimlerini öğretecek, hem de Kur’an’la yaşama noktasında alternatif ve yenileyici (innovative) metotlarla günün ihtiyaçlarına ve anlayışına uygun bir kaynak ve kurum olma gayret ve iddiasinda olacaktır.
Kur’an’ı anlama noktasında her türlü önyargıdan uzak ve her yeni uygulamayı sizlerle buluşturmanın çabası ve özeni ile hareket edecektir.
Kur’an Terimlerinin/sözlüğünün, Kur’an İlimlerinin, Kur’an Konularının, Kur’an Tarihinin, Tefsir ve Te’vil Kavramlarının, Tefsir Çesitleri ve metotlarının, Kur’an Sırlarının/Esrarının, Kur’an’ın İcazının, Belağatinin, Nâsih mensuh meselelerinin, Sebebi nüzûlünün Kur’an takip ve taliplilerine en özgün ve özet tarzda sunulacağı bir özellik taşıyacaktır Kur’an Akademisi.
Kur’an’ı anlamak için, bazen müfessirin, bazen fakihin, bazen muhaddis ve tarihçinin, bazen modern ilim ehlinin ve doğal olarak da ehli hal ve ehli Kur’an’ın, mutasavvıfların anlayış ve yaklaşımlarına başvurulacaktır.
Kur’an Akademisi sizlerin sadece bir süreliğine takip edip bitirebileceğiniz, yahut sabrınızın tükeneceği bir yer/kurum/okul olmaktan ziyade her gün yeni bir şeyler bulacağınız, kendinizi Kur’an’a daha yakın tutmak için ihtiyaç hissedeceğiniz malzemelerle, hazırlık ve donanımlarla hayatınız boyunca kopamayacağınız tazelik, özellik ve güzellikte bir site/okul/ekol veya çalışma merkezi hüviyetini taşıyacaktır.
Ya Rabbi! Yolumuzu aç!
Dualarımızı aziz ve yüce İsmin hürmetine kabul et.
Bildiğimiz bilmediğimiz her türlü tehlike ve kötülüklerden koru.
Bildiğimiz bilmediğimiz her türlü güzellik ve iyiliklere eriştir.
Bizleri muvaffak ve muzaffer eyle.
Kur’an’ın Anlamıyla Buluşmak (KAB) Platformu
Hadis Dersleri
Bu ilk derste ogrenci ve seminercilere bu alanin kullanilmasi uygulamali olarak gosterilecektir.
Bu bölümde, "Kur'an'ın Anlamıyla Buluşmanın Yöntemleri" konulu paylaşımlarda buluınabilirsiniz.
Bu bölümde, "Kur'an Nasıl Bir Kitaptır?" ile ilgili paylaşımlarda bulunabilirsiniz.
Bu bölümde, "Kur'an Niçin İndirilmiştir?" konulu paylaşımlarda buluınabilirsiniz.
Ya Rabbi! Yolumuzu aç!
Dualarımızı aziz ve yüce İsmin hürmetine kabul et.
Bildiğimiz bilmediğimiz her türlü tehlike ve kötülüklerden koru.
Bildiğimiz bilmediğimiz her türlü güzellik ve iyiliklere eriştir.
Bizleri muvaffak ve muzaffer eyle.
Kur’an’ın Anlamıyla Buluşmak (KAB) Platformu
Wednesday, 22 February |
| Sun | Mon | Tue | Wed | Thu | Fri | Sat |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | 2 | 3 | 4 | |||
| 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 |
| 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 |
| 19 | 20 | 21 | Today Wednesday, 22 February 22 | 23 | 24 | 25 |
| 26 | 27 | 28 | 29 |
Kur'ân-ı Kerîm okunması lâzımdır. Kur'ân-ı Kerîm'in okunması çok lüzumludur. Müslümanlar için büyük bir ibadettir. Çok yüksek bir zikirdir. Kur'ân-ı Kerîm'i okumak zikirdir ve çok sevaplıdır. Peygamber (sas.) Efendimiz bu hususta pek çok teşviklerde bulunmuştur. Kur'ân-ı Kerîm'in yüzüne bakmak bile sevaptır. Yâni insan okuma bilmese bile, bu Allah'ın kelâmıdır diye yüzüne baksa, sevap kazanır. Şeyh Edebâlî'nin evine misafir giden Osman-ı Gazi Hazretleri’nin Kur’an’a olan saygısından dolayı sabaha kadar uyumadan el pençe divan durmasından dolayı neslinden çok büyük bir devlet meydana gelmiş ve cihana hakim olmuştur. Yâni Kur'ân-ı Kerîm'e zahiren bile saygının çok faydası var. Kur'ân-ı Kerîm'i sevmek, Allah'ın ismini sevmek, hürmet etmek dahi insana çok sevap kazandırır. Kur'ân-ı Kerîm 'in yüzüne bakmak çok sevaplıdır. Sırf yüzüne baksa bile sevap kazanır insan.
İnsan babasının yüzüne, anasının yüzüne baksa sevap kazanır. Kur'ân-ı Kerîm'e baksa sevap kazanır. Kâbe-i Müşerrefe'ye baksa sevap kazanır. Saygıyla, sevgiyle, muhabbetle, "Bu bana dinimi öğretiyor." diye hocasının yüzüne baksa sevap kazanır. Deryaya baksa, denizin enginliğini düşünüp "Sübhânallâh, tebârekâllâh!" diye Allah'ın birliğini düşünse, sevap kazanır.
Kur'ân-ı Kerîm'in değil okunması, ona bakılması bile sevaptır. Ama okunduğu zaman, sevap çok daha fazla olur. Hattâ Allah-u Teâlâ Hazretleri her harfine on hasene verir. Hasene de büyük sevaptır. Allah, insanın bir hasenesini lütfuyla, keremiyle kabul ederse, o sebeb-i duhûl-u cennet olur
O bakımdan Kur'ân-ı Kerîm tilâvet ve kıraatine -tilâvet-i Kur'an, Kur'ân-ı Kerîm okumak; kıraat, o da okumak. İkisi de kullanılıyor- çok önem vermemiz lâzım ve okumaya müdâvim olmamız lâzım! Harflerini öğrenip okumamız lâzım. Kur'ân-ı Kerîm okunurken tertîl ile okunur. Tertîl ile okumak, Kur'ân-ı Kerîm'in kendine mahsus bir güzel edâ ile okumaktır. Sahabe-i kiram öyle okumuşlardır. Peygamber Efendimiz öyle okumuştur.Yâni Kur'ân-ı Kerîm düz bir konuşma gibi, bir nutuk gibi okunmaz. Bir güzel edâ ve sedâ ile okunur.
Lahn-i Arab üzere okunması, yâni Arap'ın üslûbuna, şîvesine göre okunması, hüzünle okunması; ehl-i kitâbın kendi kitaplarını okudukları gibi değil de, daha böyle bir ciddî, vakarlı, dokunaklı şekilde okunulması, hattâ okunurken ağlanması, ağlanamazsa ağlar gibi olmak tavsiye buyrulmuştur.